Bu yer Çin Seddi'dir
Bozkurtlarda düşecektir esir
Bu yer Çin Seddi'dir
Bozkurtlarında kahır gecesidir.
Bir elleri ateş tutar
Bozkurt ufkudur.
Bir elleri kılıç tutar
Kahramanlığın sembolüdür.
Gökyüzünde özgürlüğün havası
Yaralı bozkurtların kanar yarası
Yiğitlik inkar edilmez
Teke tek dögüşte yenilmediler.
Bin yıllardan bu yana
Gel haberi nerden verek.
Korkak takımı değil bu
Gökte ay burcu değil
Kırkbir kılıçlı yürek
Kırkbir kan pınarı
Akmaz.
Göl olmuş Ney Irmağında
Derenin kenarından kalktı Kürşad
Kollarında kan
Yüreğinde ok yarası
Sanki iki canlı kahraman
Tövbeye getirir insanı
Tenhaydı tenhaydı valitler
Çırılçıplak kusursuz bir yağmurdu yağan
Baktı gerilerden bozkurtlar
Karnında açlığın ağır boşluğu.
Kınlarında kılıç
Baktı kolları vurulu...
Cehennem yürekli bir yiğit
Baktı bir garip Ötügene
Bir gerilere
Düştü geride bıraktığı yavruları aklına
Düştü Kürşad'ın oğlu aklına
Düştü gerilerde bıraktığı tay'ı
Nasıl uçarlardı Çin Seddi'nde.
Şimdi böyle çaresiz ve bağlı
Böyle kaderinde esirlik
Sığanabilirdi Tanrı Dağlarına
Bu dağlar kardeş dağlardır
Nice Bozkurtlar doğurandır
Bu dağlar utandırmaz adamı
At koşturan kahramanları
Bir atımda Çinli vuran
Usta elleri utandırmaz
Bu oklar bir kere bile faka bazmadı
Çinliydi karşısındaki korkup kaçmadı
Esir düşsede kırkbir kahraman asla yılmadı.
Yamtar bir devdi
Oturunca bir sürü et yerdi
Güreşte yere gelmezdi sırtı
Karnı tokken bir vuruşta Çinli sererdi
Ne yazıkki bu esirlik onuda bitirdi.
Kıtlık başlayalı
Ay üçe bölüneli
Aca ba Tanrı Türklere mi kızmıştı?
Bozkurtlar esir düşmüştü
Kara Kağan kahrından ölmüştü
Şimdi ne olacaktı
Çıktı kırbirlerden biri
Baktı sonu gelmez bu esirliğin
Vakitlerden bir güneş doğumu
Düşündü Kürşad
Düşü gecelerden kara
Bir hayra yoran çıkmaz
Yer bitirir bu esirlik adamı
Sığdıramaz kaygısını kainata
Düşünür Kürşad sorgusuz sualsiz
Ey Türküm! Hallarımı aynen böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Rüya değil bu bir gerçek
Paramparca olmuşum
Okumuzu atımızı ve avımızı
Töremizi kağanımızı alıp gittiler
Hepside armağandı bize Ötügenden
Düşmanımızdı kanlımızdı
Çin Seddi'yle komşuydu sınırlarımız
Kız alıp vermişiz yılar boyu
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışırdı insanlarımız
Bilmezlikten değil
İyi niyetten
Budur katlimize sebep suçumuz
Yoktur Türk'ten başka dostumuz
Gayri barbara çıkar adımız
Kavgacıya
Türküm! Hallarımı aynen böyle yaz
Öğüt sayılır belki
Rüya değil
Bir destan bir kahramanlık
Vurun ulan! Vurun dedi Kürşad
Ben kolay kolay ölmem
Özümde yiğitlik
Kavmime verilmiş sözüm var
Halden bilene
Nice kan döktük
Ömrüne doymadan
Nice Kağanlar yitirdik
İçing Katun denen bir illete yenildik
Kalleşce hayınca Çinli'ye yakışır şekilde
Arkadan...
Dağlardan tepelerden at üstünden
Çocuk çoluk ana bacı bozkurtlar
Çin baskınına karşı koyanda
Yaşları daha on yedi de
Çinli vuranda
Bizim genç Bozkurtumuz Kürşad
Yakışıklı kahraman
Vurun yiğitler vurun! demiş
Namus günüdür
ve şaha kaldırmış atını
Türküm! Hallarımı aynen böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Rüya değil bu
Gerçek
Kırkbir yürekli yiğit saldırmış
Kürşad Yamtar Gök Böğü Bögü Alp Yumru
ve daha niceleri...
Gök çökse yer delinse vazgeçmem demiş yiğitler
Tanrı kızmışmı acaba Türklere
Bu fırtına bu yağmur bu rüzgar
Nasıl yağardı nasıl boşalırdı ardaktan
Bir hayra yoran çıkmaz
Bir bilseniz!
Kala kala kalmıştı on üç kılıçlı yürek
Çıkmış içlerinden Kara Ozan
Kılıçsız kopuzuyla gider Kara Ozan
Oyalamak için çalarda bir türkü
Çinli almak istemiz kopuzu
Demiş Kara Ozan;
Çin Sarayını versende değişmem kopuzumu
Çin çekerde kılıcı ozana
Fırsat vermeden vurur kafasına
Ney Nehrine varınca
Çare yok
Barmarkal ve Çobayıkmış
Suya atlayacak
İpi tutacak
İki canlı kahraman uçmağa varacak.
Vurun vurun! dedi Kürşad;
Namus günüdür
Kaldırmış kılıcı havaya
Birer birer yıkılırken bozkurtlar toprağa
Kalan varsa ayakta o da Kürşad
'Yirmi ok yesemde düşmem' dedi Kürşad
Siz uçmağa varsanızda yaşayacaktır Budun
Kanımızın son damlasına kadar kanlanır Yurdun
Gözün arkada kalmasın
Yüce Kürşad Başbuğum...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder